Hattuşa/Boğazköy'ün binlerce yıllık tarihinin kısa özeti
Hattuşa/Boğazköy çevresindeki ilk yerleşim Kalkolitik Çağ'da (MÖ. 6. bin) ortaya çıkar.
Izleyen binyıllarda İç Anadolu'nun kuzey kesimlerindeki ormanlık yörede yerleşme yoğunluğu çok yavaş artar. İlk olarak İlk Tunç Çağında (MÖ. 3.bin), birbirleriyle sıkı ilişkiler içinde bulunan ve toplumda değişimin temelini oluşturan daha büyük yerleşme kuşakları gelişir. Hattuşa/Boğazköy'de bir Hatti (Kuzey ve İç Anadolu'nun sakinleri ve Hititlerin halefleri olan Hattiler) yerleşmesi ortaya çıkar ve böylece İlk Tunç Çağın geç dönemlerinde, şehir bölgesinde artık sürekli yerleşim başlar.
Bu Hatti yerleşmesi, izleyen Orta Tunç Çağı'nda o denli önemli bir merkez olur ki, MÖ. 19./18. yüzılda burada bir Karum (Asurlu tüccarların ticaret kolonisi) kurulur. Asurlu (Kuzey Irak'ta Orta Dicle kesiminde) tüccarlar bakır, gümüs ve altın ile değerli taşlar gibi hammaddeleri almak için Anadolu'ya geliyorlardı. Uzun eşek kervanlarıyla mallar Mezopotamya'ya taşınıyor; karşılık olarak oradan kalay, kumaş ve elbiseler getiriliyordu. Asurlu tüccarlar ayrıca Anadolu içindeki ticarete de katılıyorlardı. Tüccarlarla birlikte yazı da Anadolu'ya gelir.
MÖ. 2.binin bu ilk yüzyıllarında İç Anadolu'da, yerli Hatti beyleri ile etki alanlarını genişletmeye çalışan Anadolu dışından gelmiş Hitit grupları sık sık ihtilafa düsüyorlardı. Hattuş sehri MÖ. 1700'lerde Kusaralı kral Anitta tarafından tahrip ediliyor ve lanetleniyor; ancak şehrin konumu, su kaynaklarının bolluğu gibi etkenler, kısa zamanda yerleşmecileri yeniden buraya çekmiş olmalıdır. MÖ.17. yüzyılın ikinci yarısında şehir yine o kadar cazipti ki bir Hitit kralı burayı başkent olarak seçer ve "Hattuşa'lı" anlamına gelen Hattuşili adını alır. Böylece Hattilerin Hattuş'undan Hititlerin Hattuşa'sı doğar.